Nana bir Fransız eseridir. Olayların geçtiği yer genellikle Paris’tir. Nana annesini sürekli döven bir sarhoş babanın kızıdır. Yoksulluk içinde büyümüşlerdir. Babasının annesini dövmesini sürekli izlemek beyninde iz bırakmış ve babasına karşı kin, bütün erkeklere karşı öfke besler hale gelmiştir. Genç yaşta evlenmiş ve ayrılmıştır. Bir erkek çocuğu olmuştur. Nana kendi çocuğunun bakımını para karşılığında halasına yaptırmaktadır.

Çektiği onca sıkıntıdan sonra tiyatro oyuncusu olarak işe başlar. Herkes oyundan ziyade Nana’yı görmeye gelmektedir. Bütün erkeklerin gönlünde taht kurmuştur. Kadınlarsa kıskanmakta ve aynı zamanda imrenmektedir. Genç ve güzeldir. Bir de yetenekli olduğunu gören tiyatro sektörü kısa zamandan hızla onu zirveye çıkarır.

Nana ünlenmiştir. Erkeklerle para karşılığında yatmaktadır. Erkekler onun için servetini harcarlar. Nana erkek ayrımı yapmamaktadır. Yeter ki para kazansın.

Paris’in dışında bir malikane satın alır. Orada bir hanım gibi yaşamaya başlar. Har vurup harman savurur. Hizmetçisinden özel şoförüne kadar tutar. Gideri çok fazla olduğu için erkekleri inek sağar gibi sağar. Nana’da ahlak diye bir kavram yoktur. Tek derdi babasına duyduğu kin yüzünden erkeklerden intikam almaktır. Nana hızla yükselmiştir ancak borçları yüzünden tekrar düşüşe geçer. Ancak erkekler hala peşindedir.

Fahişeliği anlatan bir kitaptır. Gerçekçi romancılık akımına karşı yazılan deneysel romancılığın ilk eserlerinden sayılmaktadır.

Kitabın hikayesi ilgimi çekmediğinden sıkılarak okuduğum bir kitaptır. Benim için bir zaman kaybıydı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız.
Lütfen buraya isminizi giriniz.