Anthony Giddens, Sosyoloji denilince akla ilk gelen isimlerden biridir. İngiliz yazar 34’den fazla eser, 29 ayrı dile çevrilmiş kitapları ile tüm dünyaca tanınan biridir.

Yazarın bu eserinde sosyoloji konusuna yabancı olduğum için anlamakta zorlandığımı söyleyebilirim. Sosyolojiye özgü terimlerle dolu bir kitap bizleri karşılamaktadır. Bu kitaba iki yıldız veriyorum.

Kitap hakkında biraz yazmaya çalışayım.

Kitabı anlayabilmemiz için önce modernlik nedir bunu bilmemiz gereklidir. Modernlik 17. yüzyılda Avrupa’da peydah olmuştur. Daha sonraları etkisi bütün dünyayı sarmıştır. Toplumsal yaşam biçimi, örgütlenme biçimi olarak düşünebiliriz. Benim anladığım dilde söyleyecek olursam açıkçası modernlik demek işin kolayını öğrenip yaşam biçimi haline getirmek demek.

Peki şu anda toplumsal yaşam biçimi olarak örgütlenme biçimi olarak ne durumdayız? Şu anda kimileri tüketim toplumu olduğumuzu, kimileri sanayileşme sonrası toplumu olduğumuzu, kimisi de postmodern toplum olduğumuzu dile getirmektedir.

Konuyu biraz daha iyi anlayabilmek için biraz daha geçmişe gidelim. Toplum ismini verebileceğimiz ilk insanlar avcı ve toplayıcı toplum olarak hayatlarını sürerlerdi. Daha sonra biraz daha modernleştik ve topladığımız meyveleri sebzeleri uzaklarda aramak yerine ekip biçmeyi, tarım yapmayı öğrendik. Hayvansal gıda tüketmek için avcılık yapmak yerine hayvanları kontrol altında tutmayı ve bakmayı, hayvancılık yapmayı öğrendik. Yani açıkcası işin kolayını öğrendik.

İşte modernliği somut bir şekilde örneklemiş oldum sanırım.

  • Toplayıcı ve Avcı Toplum -> Modernleşti -> Tarım ve Hayvancılık Yapan Toplum oldu.
  • Tarım ve Hayvancılık -> Modernleşti -> İşlenen Ürün Yapan (Sanayileşme Sonrası) Toplum olduk.

Modernleşmeyi anladık ama bir de modernliğin olumlu ve olumsuz sonuçları oldu. Bu inceleme kitabında modernliğin iyi ya da kötü sonuçlarını okuyabilirsiniz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız.
Lütfen buraya isminizi giriniz.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.