Serdar Özkan isminden okuduğum ilk kitaptır. Yazarın da ilk kitabıdır. Kayıp Gül, içerik bakımından çok fazla ilgimi çekmese de kurgusu bakımından beni kitaba bağlamış bir eser olmuştur. Kırkı aşkın dile çevrilmiş bir eserdir. Kanada, Çin, Japonya, Güney Kore, İtalya gibi ülkelerde çok satanlar listesine girmeyi başarmıştır.

Bu kitap kendimize söylemeye korktuğumuz cümleleri yüzümüze çarpıyor. Yüzlerce kitap arasında bulamadığımı, iki yüz küsür sayfalık ince bir kitapta buldum diyebilirim. Şu an için tek hatırladığım eleştirebileceğim nokta kitaptaki her karakter bir alim derecesinde sözlerle karşımıza çıkıyor olmasıydı. Kitabı okurken bunu hissetmiyorsunuz bile ama sonra biraz düşününce bu sadece bir hayal ürünü hissini yaşıyorsunuz.

Bu kitabı okurken bir sayfaya aldığım notlar aşağıdaki gibidir.

  • Descartes gibi insanlar, giydikleri kumaş parçalarına değer kazandırıyorlar.
    Birde tam tersini düşünsene. Kumaş parçalarının insanlara değer kazandırdığını.
  • Herhangi bir kesir ele alalım, 1 bölü herhangi bir sayı… Bir sayısını böldüğümüz rakam büyüdükçe, cevaptaki birin önünde yer alan sıfırların adedi de artar. Yani eğer biri sonsuza bölersek, birin önünde sonsuz sayıda sıfır yer alır. Böylece cevap, sıfır nokta sıfır sıfır sıfır diye sonsuza kadar sürüp gider. Ama biz hiç görmesek dahi, cevabın en sonunda mutlaka bir ‘Bir’ rakamı vardır. Cevap sıfır, ama sonsuz kadar ötede de olsa, ‘Bir’ ile biten özel bir sıfır.İşte bu çok önemli. Çünkü bu cevap, bir yandan bize, tahmin yürüterek güllerin söylediği şarkıyı bilme olasılığımızın sıfır olduğunu söylerken, öbür yandan da, şarkının ismine erişmenin imkansız olmadığına işaret ediyor.
  • İnan elimde olsa sırf seninle tek ses olabilmek adına, “Ben Artemis’im!” diye ilan ederdim herkese. Ama yapamam! Bir gül olduğumu bildiğim için değil sadece, seninde bir gül olduğunu bildiğim için yapamam. Çünkü bir gülün güzelliğini sana bakarak gördüm ben. Kendimi sana bakarak bildim.
  • Sana tutkuyla bağlananlar bir gün seni terk edecekler. Çünkü onlar sana değil, kendi tutkularına tapıyorlar yanlızca. Ve bir gün gelecek, o tutkuları başka tanrıça bulacak. Senden daha güzel, daha güçlü bir tanrıça! İşte o zaman sen unutulacaksın. Kendini onların övgüleriyle var ettiğin için de, unutulduğun zaman yok olup gideceksin.
  • Ruh eşim tüm dünya yalan söylediğimi düşündüğünde bana inanan kimsedir. Hatta dahası, bana göremediğim kum tepelerini, fark edemediğim koyları gösterendir.

1 YORUM

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız.
Lütfen buraya isminizi giriniz.